Özentilik ve Taklitçilik Nedir?

Özentilik Kavramı

Özentilik, kişinin kendi kararıyla değil toplumun karar verdiği bir konuyu düşünmeden ve araştırmadan  kendine aktarıp başkalarına ayak uydurma çabasıdır.

Dünya geneline bakıldığı zaman insanlar çeşitli ortamlarda çeşitli kişilerle bulunurlar ve yüksek olasılıkla bulundukları ortama ayak uydurma çabasına girerler. Çünkü insan takıldığı insanların ortamına ayak uydurmadığı zaman ya kendini yabancı hisseder ya da takıldığı insanlardan eleştiri alır. Bu böyle olduğu için insan karakterinde olmadığı şeyleri benimsemeye başlar veya toplumun nasıl olduğu hakkında en ufak fikri bile olmadan topluma ayak uydurmaya çalışır.

Özentilik ve Toplum

Hayatınızın her anında bu tarz kişilere rastlayabilmeniz gayet normaldir. Kısaca elini vicdanına koyup tarafsız ve objektif bir şekilde ayak uydurduğu şeyi düşünse belki de benimsediği fikrin veya uygulamanın saçma bir şey olduğuna kendisi bile inanır. Asıl Mevzu kişinin kendini tanıyamamasıdır veya bak tüm herkes bu şekilde davranıyor bende bu şekilde olmalıyım siyasi veya toplumsal bir konuda bu görüşü benimseyip benimsediğim fikri sosyal medya ortamında veya kafe ortamında herkese söylemeliyim. Peki kişinin bunu yaparken ki amacı sizce nedir? Havalı görünmek mi veya ego kasıp büyüklük taslamak mı. Özentilik ve taklitçilik çağın en büyük sorunlarından birisidir. Böyle kişilerin dinlemiş olduğu müzikler bile aslında kendisine aslını unutturmuştur. Dinlediği müzisyenin hayatını ve fikirlerinin tamamını kendisine toplamaya çalışmıştır. Bu tarz insanlar yüzünden özentilik bu kadar göze batmaktadır. Tıpkı Ts Eliot’un söylediği söz gibidir özentilik. Bazı insanlar sahip olamadıkları kalitenin, ait olamadıkları kişiliğin ve yaşayamadığı mutluluğun reklamını iyi yaparlar demiştir.

Özentiliğin ve Taklitçiliğin Nedenleri

İşte günümüzdeki özentilik kavramı da buna benzemektedir. Örneğin kişi, melankoli havasında olan müzikleri ve bu tarz sanatçıları dinleyip az insan çok huzur, kimseye güvenme, her insan gider, sevgiye saygıya önem verilmez gibisinden sözleri benimser ve ortamına aktarır eğer ortamındaki insanlarda bu kafadan ise o iş toptan biter. Arkadaş grubu olarak hayatları boyunca özenti ve taklitçi olmaya devam edeceklerdir.

İnsanlar günümüzde öyle bir hale geldiler ki Mutsuzluğu, suratsızlığı ve yalnızlığı sevmeseler bile insanlara sevdiklerini söylerler. Bunu demelerindeki amaç veya kişinin ne düşündüğü çok gariptir, acaba kafasında ne tasarladı da bunu söyledi, ciddi anlamda merak konusudur. Kişi mutsuz ve yalnız olmasa bile insanların yanında mutsuz ve dertliymiş gibi takılıp havalı görünmeye başlar. Sanki ortamında güler yüzlü olsa veya daima mutlu olduğunu belirtse eline ne geçecek merak konusudur. İnsanlar benimsediği ideolojinin daha doğru dürüst tanımını bile yapamazken o ideolojiyi savunur ve ona karşı toz kondurmazlar.

Özentilik ve Taklitçilikten Nasıl Kurtulunur?

Dünyadaki belkide en büyük sorun budur. Özenti ve Taklitçi insanların kendilerini geliştirmeleri de gayet zordur. Çünkü okuduğu kitapları bile tarafsız olarak düşünmeden kitabın içeriğini kendi kafasına aktarır. Aslında Özentilikten kurtulmak için yapılacak en büyük şey Objektif düşünmek ve öz eleştiri yapmaktır. Bu şekilde olduğunuz zaman hem kendinizi eleştirip bazı kötü yönlerinizi daha iyi anlarsınız hemde objektif olarak benimseyeceğiniz şeyin tam olarak kavramını yapabilirsiniz eğer kötü bir şeyse uzak durur iyi bir şeyse kendinize aktarırsınız aslında özentilikten kurtulmak bu kadar basittir.

İçerik Etiketi:
YAZAR:

...

YORUM YAP