Yeşil Yol : The Green Mile

Yeşil Yol Filmi

1999′ da çekilen senaristlik ve yönetmenliğini Frank Darabont’un yaptığı dram filmidir. Film Stephen King’in romanından uyarlanmıştır. Stephen King Olayı 103 Yaşındaki bir adamdan dinlediğini ve bu şahsın gardiyan olduğunu biraz araştırdıktan sonra hikayeye inanıp olayı kitaba dökmüştür.

Film eleştirmenlerce iyi bir Stephen King romanı adaptasyonu olarak nitelendirilmiştir. Romandan çok az bir bölüm çıkarıldığından üç saatlik uzun bir film olmuştur.

Film, Imdb’de (İnternet Film Veritabanı) Şubat 2014 itibarıyla yaklaşık  492.188 kişinin oyu ile 10 üzerinden 8,5 ortalama puanla en iyi 250 film listesinde 45. sıradadır.Bir çok dalda aday gösterilmiş ve başarılı olmuştur.

 

Şimdi Gelelim Yeşil Yol Filminin Konusuna ;

Oldukça İri yarı bir adam olan John Coffey, İki küçük kızı öldürmekten elektrikli sandalyede idama mahkum edilmiştir.İri yarı görünümünün yanı sıra çok ince ve karmaşık bir içyapısı olan Coffey bazı olağan üstü yeteneklere sahiptir.Başgardiyan Paul’un onun suçlu olmadığını düşünüp ona gerçekten yapıp yapmadığını sormasıyla hikaye başlar. İdrar yolu rahatsızlığı olan Paul’u gizemli güçleri ile tedavi eder. Paul Ölen bir fareyi dirilten Coffey’i görünce böyle bir mucizenin yaşamaya devam etmesi gerektiğini düşünmektedir.

Gerçekten de John Coffey bu cinayetleri işlememiş, O iki kız çocuğunu kurtaramadığı için ağlarken yakalanmıştır.Ve cinayetler onun üzerine kalmıştır.

Gardiyanlar ona seni serbest bırakabiliriz, senin kaçmana izin verebiliriz deseler de o ret eder. Rahip isteyip istemediğini sorduklarında ise “Rahip istemiyorum. Siz dua edin yeter.” diye karşılık verir. Gardiyanlar böyle bir mucize idama giderken vicdan azabı çekerler. Ve Coffey’e “Tanrı bana mucizemi neden yok ettin dediğinde ne cevap vereceğim. Ona bunun görevim olduğunu mu söyleyeceğim.”derler. Coffey ise ” Tanrımıza de ki ona iyilik yaptım. Acı çektiğinizi biliyorum.Ancak artık sona ermesini istiyorum. Çok yoruldum patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım artık. Sanki her an başımın içine cam parçaları batıyor patron.” repliği ile binlerce kişinin aklına kazınmıştır.

 

Bazı çevre ve kişilerce Filmdeki John coffey karakterinin Hz.İsa’ya benzetilmeye çalışıldığı düşünülmektedir. Ölen bir canlının dirilmesi ve son akşam istediği yemek sebebiyle. Yardım eden 4 Gardiyanın 4 Büyük melek Tezatlık yapan ve mahkumlara kötü davranan 1 Gardiyanı ise Şeytan olarak nitelendirmektedirler.

 

İçerik Etiketi:

YORUM YAP